Gündüz Dizilerinin Toplum Üzerinde Uğrattığı Bozulmalar

0

Türkiye’mizin ev hanımlarının, – kanaatimce – büyük bir kısmı gündüz dizilerini takip etmekteler. Bu dizilerin büyük bir kısmı her gün yeni bölümle izleyicilerinin karşısına çıkarken, bazı diziler ise akşam çıkmasına rağmen, pek çok bölüm yayınlandığı için, eski bölümlerini her gün, bazı malum kanallarda her gün gösterilmekte. Ben bu yazımda, bu tarz dizilerin (bu dizilere örnekler vererek) karakteristik yapısını inceleyip, bazı ortak yönlerini analiz edeceğim ve toplum üzerinde oluşturdukları tahribatları okuyucularıma göstermeye çalışacağım…

1. Dizi : Star Tv‘de Yayımlanan “Beni Affet” Dizisi:

Gerek sosyolog olmam ve gerekse medyayı takip ettiğimden olsa gerek, televizyonları çok sıkça takip ediyorum. Çok izlenen kanallar arasında olan Star TV, bu diziyi hem sabah saatinde dünkü bölümün tekrarını göstermekte, hem de akşam saatlerinde dünkü bölümün özetini verip ardından yeni bölümünü yayımlamakta.

Peki bu dizinin içeriğinde neler mevcut? Karakter isimleri vermeyeceğim ancak olaylardan bahsedeceğim. Başrol karakterlerinin başına hayatta yaşanabilecek kötü olayların çoğu, başlarına gelmektedir. Film içerisinde genel işlenen yapı %90 olumsuz yönde. Yani günlük olarak bu diziyi takip edenlere empoze edilen düşünceler olumsuz. Kavga, tartışma, dedikodu ve buna benzer tüm ana fikirler, bu dizi de işlenmekte.

Diziden Bir Kavga Sahnesi

Bu diziyi takip edenler, her gün bu ana fikirlere maruz kaldıklarında ve buna karşı sosyal antibiyotikleri olmadığında, hayatlarına bu tarz duyguları yansıtabilmektedirler. Aile içi huzursuzluklar, gereksiz tartışmalar, dedikodular vs… Eğer bu düşüncelerimi okuduysanız, lütfen diziyi bir kerelik olsun sizde gözden geçirin. Ne kadar haklı olduğuma inanacaksınız…

OKUDUNUZ MU?  Beşiktaş - Galatasaray Maçının Sosyolojik Analizi

2. Dizi : Fox Tv‘de Yayımlanan “Unutma Beni” Dizisi:

Aslında “Beni Affet” dizisi hakkında bahsettiklerimizin tamamını bu dizi içinde bahsedebiliriz. Belki olumsuz ifadeler konusunda + ya da – dengeler değişebilir ancak empoze edilen duyguların tamamı bu görüştedir.

“Unutma Beni” Dizisinden Bir Sahne

Türk toplumunun genel karakteristik özelliği, bu tarz diziler ile günlük olarak empoze edilen kötü duygular ile planlı bir şekilde değişime uğratılmaya çalışılmaktadır. Dizilerde oynayan ve senaryoyu uygulayan kişilerin tamamını tenzih ederek söylüyorum tüm bunları. Ancak toplumlar üzerine uyguladıkları kara propaganda yüzünden, bazı malum tv kanallarını kınıyorum.

3. Dizi : Samanyolu TV‘de Yayımlanan “İki Dünya Arasında” Dizisi:

Bu diziyi yukarıdaki iki diziden biraz daha ayırarak analiz edeceğim. Samanyolu TV, mukaddesatçı bir kanal. Ancak yayınladıkları bazı dizilerde (örneğin bu dizi gibi), dizi içerisinde hem gereksiz tartışmalara,kavga ve çatışma sahnelerine yer verildiği gibi (belirli bir ölçüde), dizi içerisinde dini ögelere de yer verilmektedir. Bu kısımı biraz daha açacağım. Bu dizide bazı dini kısımlar incelediğinde, “şunu şunu yapmayın” tarzı öğüt verilen yerlere rastladım. Ancak toplumlar bunu dikkate almaz. Eğer tartışmayı,kavgayı uygulamalı ve pratik olarak verip de, ikincisini öğütler isen, toplum bunu dikkate almaz. Daha doğrusu insan beyni buna programlı değildir. İnsan pratikte gördüğünü kendisine kabul eder. Garip üsluplarda yapılan öğütleri değil.

Eğer Samanyolu Tv, toplum yararına birşey yapmak istiyorsa, kaliteyi,sanatı ve estetiği öncelik olarak ele alıp, bu kaliteyi İslam’da yansıtmalı, üslupta ve hitapta sürekli olarak ve uygulamalı olarak dizilerinde işlemelidir. Olumsuzu bir miktar alıp, olumlunun pasif yönü ile harmanlarsa, olumsuz ağır basar ve bu topluma empoze edilir. Samanyolu Tv’de bu mantıktaki dizilere rastlamak çokça mümkün.

OKUDUNUZ MU?  "Çocuk Cinayetleri"nin Önüne Nasıl Geçilebilir?

 SONUÇ VE ÖNERİLER

21.Yüzyıl’da toplumlara yön vermenin en önemli aracı medyadır. Medyayı nasıl kullanırsanız, o medya size o şekilde cevap verir. Eğer toplum üzerinde derin yaralar açma niyetiniz varsa (gizli ya da aşikar ve bilerek ya da bilmeyerek) , medya size bu şekilde cevap verir. Medyayı en iyi şekilde kullanma yolu ise hem toplumumuzun maddi menfaatleri ve hem de manevi menfaatleri gözetilerek yapılmalıdır. Peki bu menfaatler nasıl gözetilir? İşte bir kaç öneri:

1- Eğer sabah ve akşam; tartışmacı, ölüm haberleri,kavga haberleri, cinayet haberleri ve buna benzer ögeleri topluma empoze etmez ve insanların moralini düzeltici yayınlar yaparsanız, toplum kalkınmaya doğru emin adımlar ile ilerler. Ancak medyanın kendisini tamir etmesi şart.

2- Medyamızı denetleyecek ciddi ve milli menfaatleri gözetecek mekanizmalar olursa, bu durum bir nebze de olsa azalır. Rtük bu görevi -kanaatimce- yeterince idame edememektedir.

3 – Son olarak, devletin gerekli kurumları, milli menfaatleri tam gözetecek bir hale getirilmelidir. Kimse ile gizli ve kötü ilişkilerde bulunmamalı, “Milleti Yaşat ki Devlet Yaşasın” mantığı ile hareket etmelidir.

Bir Sonraki Yazımda Görüşmek Üzere 🙂

Bunları da Okursunuz Heralde Dimi :) Daha Fazla Yazı