Nimetlere Tapmak ile Nimetlere Şükretmek Arasındaki Fark

0

Bu yazımda sizlere şeytanın sinsi bir oyunundan ve onu nasıl bertaraf edebileceğimizden bahsedeceğim. Allah, sonsuz çeşitlilikteki yarattığı nimetler ile kendisine şükretmemizi ve O’nu yüceltip O’nu sürekli aklımızda tutmamızı istemektedir. Yüce Rabbimiz bir ayette bunu şöyle belirtmektedir:

Ey iman edenler size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin ve yalnızca O’na kulluk ediyorsanız, (yine yalnızca) Allah’a şükredin.

(Bakara Suresi 172. Ayet)

Şeytanın temel düşünce sistemi materyalizmdir. Yani insanı saptırmak için tamamen madde odaklı telkinler oluşturur. Madde odaklı oluşan düşünce sisteminde Allah’ı doğru bir şekilde anmak mümkün olmaz. Çünkü Allah’ı en güzel bir biçimde anmak için Allah’ın sebeplerden münezzeh olduğunu, yani sebeplere bağlı olmadan her türlü yaratmayı gerçekleştirebileceğini bilmemiz önemlidir. Bir Kuran ayetinde şöyle belirtilmektedir:

İnsan önceden, hiç bir şey değilken, gerçekten bizim onu yaratmış bulunduğumuzu (hiç) düşünmüyor mu?

(Meryem 67.Ayet)

Peki bu madde odaklı telkinler, insana nasıl etki etmektedir? Birkaç örnek ile bu sistemi inceleyelim:

BİR ŞEY YİYİP İÇERKEN “NEFİSMİŞ,GÜZELMİŞ” GİBİ İFADELERİ İLGİLİ NESNE İLE İLİŞKİLENDİRMEK

Her insan sabah kalktığı zaman kahvaltısını yapar diyebiliriz normal şartlarda. Kahvaltı yaparken insan; zeyin,peynir,ekmek,çay gibi kahvaltıda yenen doğal yiyecekler ile muhatap olurlar. Örneğin; peynir yediğimizde ağzımıza peynir tadı gelir, peki bu peynir ile mi alakalıdır?

Kesinlikle hayır! Çoğu insan materyalist yaşamları gereği bunu böyle bilmektedir. Oysa işin gerçeği şöyledir: O nesneyi tattığımız zaman Allah’ın rahmeti olan peynir tadı(algısı) ilgili nesne ile senkronize olarak zihinde oluşturulur. Bu sayede biz peyniri yediğimizde bu peynire ait bir tat zannederiz ve peynire güya ilahlık vermiş oluruz. Oysa peynirin görüntüsünü de peynirdeki güzel hissinde gerçek ve mutlak sahibi Allah’tır. Eğer Allah’ın rahmeti ve bereketi olmasaydı ve Allah bizler için azap dilemiş olsaydı; peynire zehir algısı vermiş olsaydı bizler çok zor ve sıkıntılı bir hayat yaşardık. Allah hiçbir kulunu kendi rahmetinden uzakta tutmasın!

ARAÇTA GİDERKEN VEYA YATAĞIMIZDA UZANIRKEN HİSSETTİKLERİMİZ

İnsan, bünyesi gereği aciz bir varlıktır. Örneğin belirli bir süre ayakta kaldığı zaman, ayaklarında tecelli eden sıkıntının gitmesine vesile bulmak için hemen oturacak veya uzanacak bir yer arar.

Şimdi düşünelim: Çok yorgunsunuz veya eve yorgun bir şekilde gelmişsiniz. Hemen oturacak veya uzanacak bir yer aramaya çalışırız. Şu an o yorgunlukla oturma veya uzanma anımızı düşünelim. Oturduğumuz anda bir rahatlık hissederiz. Peki bu rahatlık koltuk veya yatak ile mi alakalıdır?

Kesinlikle hayır! Oturma veya uzanma anında zihnimizde senkronize, bir rahmet olarak Allah’ın izni ile bir rahatlık yaratılır. Bu rahatlık tamamen metafiziktir ve nesne ile alakalı değildir. Eğer biz bu kavramı bu nesneler ile ilişkilendirirsek, o zaman bu nesneye ilahlık vermiş oluruz ve Allah Korusun sonucu kötüye giden bir durum oluşur. Oysa ki herşeyi yaratan Allah’tır. Bir Kuran ayetinde bu şöyle belirtilmiştir:

Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı (nuru) kılan Allah’adır. (Bundan) Sonra bile, inkâr edenler, Rablerine (bir takım varlıkları ve güçleri) denk tutuyorlar.

(En’am Suresi 1. Ayet)

Sonuç olarak; insan aldanmaya müsaittir ve her an tedbirli bir şekilde hareket etmelidir. Şeytan insanı cehenneme çekmek için var gücüyle gayret etmektedir. Bizler sürekli Allah’ı düşünerek, O’nu yücelterek, O’nu överek Allah’ı hatırlamalı ve her ne durumda olursa olsun O’nu asla unutmamalıyız. Bizler Allah’a muhtacız ve hep Allah’a muhtaç kalacağız

Bunları da Okursunuz Heralde Dimi :) Daha Fazla Yazı