Türkiye’deki Dizi Kültürü ve Yapılması Gerekenler

0

Türkiye’de dizi sektörü aldı başını gidiyor.  Bir dizi bitiyor yerini başka bir dizi alıyor. Çoğu Türk dizisinin senaryo tipi ve ortaya koyduğu içerik aynı neredeyse. Ancak hazırlanan bu diziler sadece reyting kazanıp reklam gelirlerinden para kazanmak uğruna yapılıyor. Peki Türk halkının sosyo-psikolojik yapısını ve yapılan tahribatı düşünen var mı?

Küçüklüğümden beri bilirim; ailem sürekli dizileri takip eder ve düzenli olarak izler. Benimde düzenli olmasa da ara sıra takip ettiğim diziler mevcut. Ancak ben bu dizileri kendimi kaptırarak değilde analizci bir yaklaşımla inceliyorum. Dizilerimizin bir kısmının Türk toplumunun yapısına oldukça zarar verdiği kanaatindeyim. Özellikle gündüz dizilerinin Türk aile kültürü üzerinde oluşturduğu etki, kendi açımdan büyük hezeyan. Örneğin; Star TV’de yayımlanan gündüz dizileri (Beni Affet vs,) Fox Tv’de yayımlanan gündüz dizileri ( ismini hatırlayamadım ama var bir kaç tane işte) ; gündüz kuşağını takip eden izleyiciler için son derece sakıncalı. Çünkü dizi içerisinde kavga sahneleri, tartışma sahneleri, anlamsız romantik sahneler, ağlamalar zırlamalar (kaba tabirle), oldukça gereksiz yer kaplıyor. Dizilerde Türk halkına örnek olabilecek modelde karakterlerin senaryolar içerisinde yer alması, Türk halkı adına sosyal ve psikolojik olarak çok iyi olacaktır.

Dizilerin bir başka kötü yönü ise kendi saatlerinde yayımlanan bölüm dışında tekrarları, kendi kanallarında yayımlanan bazı tanıtım ve magazin programlarında gereksiz yere tekrar tekrar aynı sahnelerin gösterilmesi gerçekten vahim bir durum. Yukarıda da belirttiğim gibi gerek gündüz dizileri gerek akşam kuşağında yayımlanan ve neredeyse tüm geceyi kaplayan dizi kuşaklarının, bu tarz programlarda tekrar üstü tekrar şeklinde gündemde tutlması, yaranın üzerinde tuz serpmek oluyor. Yani toplumu daha da hırpalıyor.

Akşam kuşağını biraz daha açmak gerekirse, şu sıralar genel senaryo yapısı, hayatı anlamsız ve kötü duygularla yaşanması üzerinde kurgulanıyor. Bunların ilgili medya gruplarınca bilerek mi yapıldığını bilmiyorum ancak bu konuda çeşitli şüphelerim var. Mesela İntikam, Kara Para Aşk, Kurtlar Vadisi Pusu (bu dizi artık bir gelenek oldu), Karagül, Muhteşem Yüzyıl(tarihsel senaryonun kötü duygularla kurgulanması), Pis Yedili ( bir ara vardı devam ediyor mu bilmiyorum).… vs. vs.

OKUDUNUZ MU?  Öğrenci Evlerinde Kızlar ve Erkekler Nasıl Bir Arada Kalabilirler?

Tüm bunları göz önüne alırsak; bu dizilerin ortak noktasını temellendireceğimiz bazı hedef duygu noktaları şunlardır:

  1. İhtiras
  2. Tartışma
  3. Şiddet
  4. Haset
  5. Erkek-kadın arasında menfaat ilişkileri
  6. Öğrenci zihnini bulanıklaştırıp işlevsizleştirme gibi….

Dizi Kültürümüzün Daha Kaliteli ve İşlevli Hale Getirilmesi İçin Neler Yapılmalı Peki?

  • Öncelikle TBMM içerisinde bir Medya Komisyonu kurularak, Türk halkının medya anlamında menfaatlerini savunacak bir genelge oluşturulmalı.
  • Bu genelge tüm medya kuruluşlarına tebliğ edilerek uymaları zorunlu hale getirilmeli
  • Kaliteli içeriğe ve Türk halkının sosyolojik ve psikolojik yapısına zarar vermeyecek senaryolar üretilerek bu şekilde diziler yapılmalı.
  • Bu içeriğin üretilebilmesi için ilgili kanallara hazineden destek verilip teşvik yapılmalı (özelleştirilmiş medya platformu)

Sonuç Olarak;

Bir kısım medya her ne kadar düşüncesiz davransa da onları bu alışkanlıktan vazgeçirmek, gayet tabi mümkün. Kaliteli senaryo yazmak, kaliteli ve mantıklı içerik üretmekte yine mümkün. Önemli olan bunun için çaba ve gayret göstermek. Biz Türk halkı olarak her alanda kaliteyi hak ediyoruz. Gerek sosyolojik olarak, gerek psikolojik olarak. Ve medyamızın bizleri bu şekilde manipule etmesini asla istemiyoruz.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…. Esenlikle

Bunları da Okursunuz Heralde Dimi :) Daha Fazla Yazı