Yerel Seçim Sonuçları ve Seçilen Adaylara ve Partilere Tavsiyeler

0

2014 yerel seçimleri Türkiye için, Türk milleti için,demokrasimiz için fevkalade güzel geçti. Kavgasız gürültüsüz, herkesin kendi isteğini özgürce kullandığı bir yerel seçim dönemimiz oldu. Sonuçlar açıklanmaya başladığı sırada ise herkes nefesini tutmuştu. Ancak saatler biraz ilerlediğinde bazı televizyon kanallarında farklı sonuçlar ile karşılaştık. :S

A-haber’i izliyordum. Ak parti hem İstanbul’da ve hem de Ankara’da önde gidiyordu. Ancak NTV’ye geçtiğimde ise karşımda farklı bir sonuç vardı. İki yerde de CHP öndeydi… A-haber, Anadolu Ajansı’nın verdiği veriler ışığında sonuçları yayımlarken, NTV ise Cihan Haber Ajansı’ndan gelen sonuçlara göre değerlendirme yapıyordu. Gerçekten çok şaşırmıştım çünkü iki kanalda farklı sonuçlar vardı.

Cihan Haber Ajansı genel müdürü daha sonralarda bir açıklama yaptı. Siber saldırı nedeniyle sonuçlarda bir karışıklık olduğuna dair. Ben hüsn-ü zan ederek inandım. Ama umarım öyledir tabi konuyu kendi açımdan fazla irdelemedim çünkü YSK’nın açıklamasını beklemeye başladım. Neticede YSK en sağlıklı sonuçları verecekti.

Gecenin sonunda, gün ağarmaya başlarken sonuçlar %95 belli olmaya başladı. İstanbul ve Ankara’yı Ak Parti almıştı. Cihan Haber Ajansı manipülasyon mu yaptı yoksa bir takım kurgular mı vardı paralel medya içerisinde (Cihan Haber Ajansı kesinlikle paralel medya’ya çalışıyor demiyorum) bilinmez ama Ak Parti istediğini almıştı.

Peki yerel seçim sonrası partiler kendi hedeflerini nasıl belirlemeli? AKP, CHP, MHP, BDP yani kısaca parlamento’daki tüm partiler, belediyeleri kazananlar ve kazanamayanlar, hangi hedefler üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırmalılar iktidara gelmeleri veya iktidar kalmaları için. Her partiyi ayrı ayrı ele almayacağım. Maddeler halinde partilerin Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin menfaatleri açısından neler yapmaları gerektiğini belirteceğim. 🙂

İçerikler

OKUDUNUZ MU?  Charlie Hebdo Saldırısı ve Murdoch

1-  Geniş Vizyon, Faydalı Faaliyetler

Bir siyasetçi veya belediyeci, asla gereksiz yere tartışmaya girmemeli. Çünkü bir siyasetçi önemli bir yere gelmek istiyorsa, milleti en akılcı bir şekilde temsil etmeli. Dünyanın her yerinde böyledir aslında. Geri kalmış bir siyaset anlayışı ve belediyecilik, kavgacı ve tartışmacı siyaset anlayışı ve belediyecilik, dünya üzerinde bulunan her toplumda yol alamaz, alamamıştır. Vizyonunu geniş tutarak milleti adına ve vatanı adına faydalı olarak ne yapması gerekirse onu yapmalı ve bu konuda asla taviz vermemeli. Sürekli iktidarda veya yönetimde kalacak siyasetçi veya belediyeci tiplemesi işte budur.

2- Bağnazlık Karşıtı Olmak ve Demokrasiyi En Akılcı Bir Şekilde Savunmak

Bu milletin mayası İslam’dır. Bağnazlık ise İslam’ın zıddı, karanlık bir sistemdir. Sanattan, bilimden ve estetikten uzak, güzellikten hoşlanmayan karanlığın ruhunu seven felsefenin adıdır bağnazlık. İslam’ın özünde bulunan demokrasi ise insanlara yaptıkları konusunda samimi davranmasını emreder ve güzelliği savunur. Yani gerçek demokrasi İslam ile bağdaşır.

Bu yüzden siyasetçiler ve belediye yönetiminde bulunan kişiler veya buraları hedefleyen kişiler, en başta bağnazlık karşıtı olmalı, toplumun her kesiminde bulunan kişiye adil yaklaşmalı ve adaleti ayakta tutmalı. Kirli oyunlar ve kirli ittifaklar içerisinde olmamalı. Ancak bu şekilde başarıya ulaşabilirler.

biz-kardesiz

3- Mütevazılığı Korumak, Şımarmamak ve Kendini Milletten Üstün Görmemek

Eğer bir siyasetçi veya belediyeci bir koltuğa ulaşmışsa, onu bu koltuğa, millet getirmiştir. Yine aynı şekilde zamanı geldiğinde millet indirir o kişiyi. Milleti aşağı gören, umursamayan ve kaale almayan bir siyaset veya belediye anlayışı her zaman mağlup olur. Türk milleti, asil bir millettir ve tarihi bilincine sahiptir. Kurtuluş Savaşı’nda bu toprakları kanını ve canını feda ederek kazandığını unutmaz. Bundan dolayı, kendisini yöneten kişiyi de bundan sonra mütevazı olmasını ister ve bunu temenni eder. Aksi takdirde ise ilgili siyasetçi ve belediyeci için kötü sonuç kaçınılmazdır.

OKUDUNUZ MU?  Kobani İstismarı

4- Barışçı Vizyona Sahip Olmak ve Buna Göre Hareket Etmek

Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözünü hiç bir siyasetçi ve belediyeci unutmamalı. Eğer siyasetçi ise yurt içinde ve yurt dışında faaliyetlerini hep barış üzerine kurmalı. Ama tabi milletinin menfaatlerini savunmalı. Uzlaştırmacı bir bakış açısına sahip olmalı ve buna göre hareket etmeli. Belediyeci ise, yaptığı hizmetlerde milleti ile barışık olmalı, kendisinden isteklerde bulunan halkını dikkat ile dinleyip çözümlerini ortak bir akıl ile ortaya koymalı. Böyle olurlarsa eğer millet o kişiyi bağrına basar.

SONUÇ OLARAK;

Bu millet, daha nice seçimleri böyle kaliteli bir demokrasi ortamında geçirecek. Benim temennim bu. Artık bundan sonra Türk milleti’nin önünü kimse kesemez. Kaderde bu millete biçilen bir rol var. Bu milleti yönetecek olan kişilerde en akılcı bir şekilde hareket ederek bu kaderdeki rolünü etkin bir biçimde oynamalı. Ha sonuç mu? Zamanla göreceğiz ama kim bilir ne sürprizler ile karşılaşacağız 🙂

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere

Bunları da Okursunuz Heralde Dimi :) Daha Fazla Yazı